|
Castile de la Mancha 'da doğdu ancak çocukluğu ve gençliği Extramadura 'da geçti. 16 yaşında Madrid'e taşındı ve tam 12 yıl boyunca telefon idaresinde memur olarak çalıştı. İleride vazgeçilmez başrol oyuncusu Olacak Carmen Maura ile avangard bir tiyatro topluluğu kurdu. 1970'ler boyunca süper-8 ve 16 mm kısa filmler çekti. Almodovar bu filmlerin gösterimine artık izin vermemektedir. Telefon idaresinden arta kalan zamanlarında ilk filmi Pepi, Luci, Bom y otras chicas del montón (Pepi, Luci, Bom ve diğer sıradan kızlar) tam 8 ayda çekildi. Carmen Maura ile punk müzisyen Alaska'nın başrollerini paylaştığı film gösterime çıktığı 1980'de büyük bir ticari başarı kazandı. Yeraltı sineması tarzından örnekler taşıyan film, Madrid Hareketi denen , diktatör Franco sonrası serbest dönemin özgürlük anlayışını ve enerjisini tamamen yansıtmaktadır. 1982 'de Laberinto de pasiones (Tutku Labirenti) filmini çekti. Iran devriminden karakterlerle , Madrid yeraltı dünyasının eşcinsel, travesti, fahişe ve sıradan insanlarının garip bir karmaşası olan film, o güne kadar böyle bir şey görmemiş olan Katolik İspanya için devrim niteliğindeydi. Bu film, 5 film devam edecek olan Antonio Banderas - Pedro Almodovar işbirliğinin de ilk filmiydi. Lezbiyen, pornografi yazarı ve uyuşturucu müptelası rahibelerle, kanundan kaçan bir pavyon şarkıcısını buluşturan 1983 filmi Entre tinieblas (Karanlık Alışkanlıklar), Almodovar'ın kiliseye karşı tavrını gösteren filmlerinin ilki oldu. Bir yıl sonra, bir gündelikçi ile sorunlar yumağı ailesinin hayatını anlattığı ¿Qué he hecho yo para merecer esto? (Bunu Hakedecek Ne Yaptım) filminde yine Carmen Maura ile beraberdi. 86 yapımı Matadoröldürme teması üzerineydi ve Almodovar'ın keşfettiği Antonio Banderas'ın ününü iyice perçinledi. Bir sonraki filmi Laberinto de pasiones ( Tutku Labirenti) , Banderas'ın bir kez daha eşcinsel bir karakteri canlandırdığı meşhur olma tutkusu üzerine kurulu ve suç ve suçlu temasını işleyen klasik bir Almodovar'dı. Almodovar , Ispanya sınırlarını aşarak uluslarası şöhrete Mujeres al borde de un ataque nervios (Sinir Kriznin Eşiğindeki Kadınlar) filmiyle ulaştı. Ispanya'ya en iyi yabancı film Oscar adaylığı getiren film, başrol oyunucusu Carmen Maura'ya 1. Avrupa Film Ödülleri'nde En İyi Kadın Oyuncu Felix'i kazandırdı. Antonia Banderas'la son filmi olan Atame! ( Bağla Beni) Türkiye'de ticari gösterim şansı yakalayan ilk Almodovar filmi oldu. Almodovar ikinci kez en iyi yabancı film adaylığına Tacones lejanos (Yüksek topuklar) filmiyle ulaştı. Marisa Paredes ve Victoria Abril'in canlandırdığı birbirine düşman ana-kız tiplemesi, her çeşit kadın sorununa değinen Almodovar sinemasının tipik bir örneğiydi. 1993 yapımı Kika ne Ispanya'da ne de dünya sinemalarında fazla bir başarı elde edemedi ve eleştirmenler tarafından en zayıf Almodovar filmi olarak sınıflandırıldı. Marisa Paredes'in başrolündeki La flor de mi secreto( Sırrımın çiçeği) çok başarılı ama mutsuz ve kendini yenilemek isteyen bir kadın romancının dünyasına eğiliyordu. Penelope Cruz ile ilk ortak çalışması Carne tremula ( Çıplak ten), Bağla beni filmindeki Abril- Banderas ilişkisine benzeyen sapıkça ama tutkulu bir aşk hikayesini işledi. Banderas'ın tahtına oturması beklenen Liberto Rabal, İspanyol seyirciler tarafından hiç beğenilmedi ve bu onun Almodovar ile ilk ve son filmi oldu. 1999 Almodovar için tam bir dönüm noktası oldu, Todo sobre mi madre ( Annem hakkındaki herşey) ticari ve eleştirel olarak en başarılı filmi oldu, En İyi Yabancı Film Oscar'ını aldı, Almodovar'a İspanyol Film Academisi Ödüllerinde, En İyi Yönetmen Goya'sını, Cannes Film Festivali'nde de En İyi Yönetmen Altın Palmiye'sini kazandırdı. Filmde her zamanki gibi, eşcinsel, lezbiyen, travesti, transeksüel, uyuşturucu müptelası pek çok karakter vardı, organ nakli konusuna da duyarlı bir gönderme yapan film, Türkiye Sinema Yazarları Derneği'nin de en beğendiği 10 film arasında yer aldı. İspanyol Akademisi, 2002 yapımı Hable con ella (Konuş onunla) filmini Oscar'a aday göstermedi ancak Pedro Almodovar , En İyi Yönetmen ve En İyi Özgün Senaryo dallarında aday oldu ve En İyi Özgün Senaryo Oscar'ını alarak bu başarıya ulaşan ilk Ispanyol yönetmen/senarist oldu. Konuş onunla , Türk Sinema Yazarları Derneği tarafından da yılın En İyi Yabancı filmi seçildi. Bir sonraki filmi La Mala Educacion (Kötü Eğitim), Meksika'nın süperstarı Gael Garcia Bernal'in yanında, Fele Martinez ve Javier Camara gibi Ispanya'nın en iyi genç aktörlerinin oynadığı bir filmdi. Ancak film ne eleştirmenler ne de izleyiciler tarafından hiç beğenilmedi. Kiliseye çok şiddetli bir eleştiri getiren film fedofili konusunu oldukça tartismaya acik bir uslüpla işledi. Ispanyol Akademisi'nin filmi pek çok dalda Goya Ödülü adayı yapmamasına sinirlenen Almodovar, yapımcı kardeşi Agustin ile birlikte Akademi'den istifa etti. 2005 yılında Almodovar , 16 yıl sonra tekrar Carmen Maura ile çalışmaya başladı. Tamamı kadın oyunculardan oluşan yeni filmi Volver (Dönüş)'ün çekimlerine Temmuz ayında başladı. Bu sefer ruhlar aleminde kadın ilişkilerini anlatan Almodovar'ın kadrosunda Maura hariç vazgeçemediği oyuncuları Penelope Cruz ve Chus Lampreave 'de var
|